Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde sıradan, 'çok çok fazla ders çalışmayan' bir öğrenciyseniz neredeyse hemen her sene yaz okuluna kalmanız garanti denilebilir. Zira sınıfta kalınmasa dahi gelecek yıl alttan ders korkusu olmasın diye yeni kalınabiliyor. Bakınız ben.
Hal böyle olunca da -bence- bir idari iktisadi bilimler öğrencisi için en gerekli tecrübelerden biri olan staj deneyimi eksik kalıyor. Fakültemizden (ÇÜ) mezun olan arkadaşlarla görüştüğümde okul dönemi boyunca yaz okulu yüzünden herhangi bir staj deneyimine vakit kalmadığını söylüyorlar.
2007 sonrası üniversiteye giriş yapan öğrencilere bu yıl getirilen 'yaz okulunda maksimum 9 kredi alınabilir' sınırlaması benim için hem avantaj hem de handikap oldu diyebilirim. Handikap oldu çünkü geçmiş dönemlerden kalan derslerimin tamamını alıp yaz okulunda temizleme fırsatım olurdu...
Her zaman bardağın dolusuna bakan birisi olarak bundan çok 9 kredi aldığım için yaz okulunda daha fazla zamanım oluşunu ve staja vakit ayırabilecek olmama sevindim.
Ekonometri 3. sınıftan arkadaşım Yağmur İnce ile banka ve staj konularında görüşmüştük. Garanti'nin her başvuruyu değerlendirdiğini söylemişti. Dönem içerisinde Garanti Bankası'nın internet sitesinden "Temel Bankacılık Staj Programı"na başvurumu yapmıştım.
Haziran ayında staj mülakatına davet edildiğim yazan bir mail aldım Garanti İK'den.
Bu mülakat konusunu ayrı bir postta işleyelim en iyisi...
12 Ağustos 2011 Cuma
İktisat 2 Final Sınav Kritiği!...
Saat 17.00'da başlayan ve 17.40 sularında bitirdiğim İktisat 2 final sınavıyla bu seneki yaz okulunu da bitirmiş olduk.
Yaz okulunda en keyif aldığım ve bir şeyler öğrendiğim ders İktisat 2'ydi. Yar. Doç. Dr.Harun Bal'ın kendine has anlatım tarzı İktisat gibi teoremlerin, grafiklerin dersini dahi keyifli hale getirebiliyor.
Normalde aldığım tüm derslerde genelde teorik bilgiler öğreniyoruz. Ancak Hakkı Çiftçi ve Harun Bal gibi hocalar konuyla ilgili gerek ülke gerekse de dünyadan somut örnekler vererek anlattıkları konuları daha anlaşılır kılıyorlar. Tabii dersin sıkıcı geçmiyor oluşu da var bu örneklerin artıları arasında.
İktisat 2 final sınavı hakkındaki düşünceleri belirtmek gerekirse. Vize sonrası sınıfın genel olarak çok kötü notlar almasından dolayı sanıyorum Harun Hoca (Bal) öğrencilerin yüksek alması için hazırlayabileceği en anlaşılır ve kolay soruları sormuş diyebilirim. Sağolsun.
Sayın Harun Bal'ın soru profili olarak anılan grafikler yine çokça vardı sınavda. Ben Tüketim Fonksiyonu dışında diğerlerini epeyi eksik yaptım.
Nakit Akım Tablosu sorusu ise sorular içinde tam bir bonustu denilebilir.
Fisher'in Miktar Teorisini son derece düzgün bir şekilde açıkladım lakin bu soruda çok ciddi bir hata yaptım. Fisher yerine Friedman yazdım. Sanıyorum başharflerinin aynı olması yüzünden bu hatayı yaptım.
Yaz okulunda en keyif aldığım ve bir şeyler öğrendiğim ders İktisat 2'ydi. Yar. Doç. Dr.Harun Bal'ın kendine has anlatım tarzı İktisat gibi teoremlerin, grafiklerin dersini dahi keyifli hale getirebiliyor.
Normalde aldığım tüm derslerde genelde teorik bilgiler öğreniyoruz. Ancak Hakkı Çiftçi ve Harun Bal gibi hocalar konuyla ilgili gerek ülke gerekse de dünyadan somut örnekler vererek anlattıkları konuları daha anlaşılır kılıyorlar. Tabii dersin sıkıcı geçmiyor oluşu da var bu örneklerin artıları arasında.
İktisat 2 final sınavı hakkındaki düşünceleri belirtmek gerekirse. Vize sonrası sınıfın genel olarak çok kötü notlar almasından dolayı sanıyorum Harun Hoca (Bal) öğrencilerin yüksek alması için hazırlayabileceği en anlaşılır ve kolay soruları sormuş diyebilirim. Sağolsun.
Sayın Harun Bal'ın soru profili olarak anılan grafikler yine çokça vardı sınavda. Ben Tüketim Fonksiyonu dışında diğerlerini epeyi eksik yaptım.
Nakit Akım Tablosu sorusu ise sorular içinde tam bir bonustu denilebilir.
Fisher'in Miktar Teorisini son derece düzgün bir şekilde açıkladım lakin bu soruda çok ciddi bir hata yaptım. Fisher yerine Friedman yazdım. Sanıyorum başharflerinin aynı olması yüzünden bu hatayı yaptım.
Sorular dediğim gibi çok basitti aslında ama Garanti Bankası'ndaki stajımın yaz okulu final dönemine denk gelmesi beni olumsuz etkiledi sınav öncesi. Baş harfini duysam yapabileceğim konulara çalışma fırsatı bulamadım. Zamanımı kendimce zor gördüğüm konulara çalışmaya ayırdım. Kolay gelince haliyle dilimin ucunda cevabı olan bazı soruları cevaplayamadım.
İktisat 2 dersinden büyük keyif aldım, çok ciddi bilgiler öğrendim ve yüksek bir not düşürmek için tüm ödevleri de yaptım. ama bu kadar sevdiğim ve çalıştığım bir dersin finalinde çok çok daha güzel bir kağıt vermeliydim...
Etiketler:
HARUN BAL,
İKTİSAT 2 ÜNİVERSİTESİ,
ÇUKUROVA
10 Temmuz 2011 Pazar
Sınav dönemlerinde kütüphaneden faydalanamayacağız!..
Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nin bilgisayar kullanım ve iktisadi içerikli kütüphanesinin yenilendiğini belirtmiştik yakın zamanda.
Yenileme çalışmalarından sonra ilk defa geçtiğimiz hafta kütüphaneye gittim. Bir kitap arıyordum bulamadım ama çok değerli yeni yayınlar ve kitaplar gelmişti onlardan ödünç aldım.
Ödünç aldım almasına da kitap alma konusu biraz karışık.
Zira kütüphaneden kitap alırken öğrenci kimliğinizi teslim etmek zorunda kalıyorsunuz.
Bir öğrencinin mezun olmadan öğrenci kimliğini geçici de olsa teslim ediyor oluşu pek hoş bir durum değil. Nihayetinde toplu ulaşım araçları başta olmak üzere öğrenciye kimliği hayatının hangi anında lazım olacağı belli olmaz.
Hele bir de yaz okulu vizeleri var.
Bu kimlik uygulaması konusunda yönetimi anlayabiliyorum ancak ödünç kitap sistemi için daha farklı bir sistem uygulayabilirler gibi geliyor bana.
Aksi takdirde kimliği teslim etmeyi kabul etsek dahi sınav dönemlerinde mecburen kimliği yanımızda bulundurmamız gerekeceğinden sınav dönemi o kütüphaneden istifade imkanımız olmayacaktır.
Yenileme çalışmalarından sonra ilk defa geçtiğimiz hafta kütüphaneye gittim. Bir kitap arıyordum bulamadım ama çok değerli yeni yayınlar ve kitaplar gelmişti onlardan ödünç aldım.
Ödünç aldım almasına da kitap alma konusu biraz karışık.
Zira kütüphaneden kitap alırken öğrenci kimliğinizi teslim etmek zorunda kalıyorsunuz.
Bir öğrencinin mezun olmadan öğrenci kimliğini geçici de olsa teslim ediyor oluşu pek hoş bir durum değil. Nihayetinde toplu ulaşım araçları başta olmak üzere öğrenciye kimliği hayatının hangi anında lazım olacağı belli olmaz.
Hele bir de yaz okulu vizeleri var.
Bu kimlik uygulaması konusunda yönetimi anlayabiliyorum ancak ödünç kitap sistemi için daha farklı bir sistem uygulayabilirler gibi geliyor bana.
Aksi takdirde kimliği teslim etmeyi kabul etsek dahi sınav dönemlerinde mecburen kimliği yanımızda bulundurmamız gerekeceğinden sınav dönemi o kütüphaneden istifade imkanımız olmayacaktır.
Etiketler:
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
24 Haziran 2011 Cuma
Okuma ve İnternet Erişim Salonu'na dair!
Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nin 3. katında yer alan okuma ve internet salonunun yenilenme çalışmalarının başladığı açıklandı fakülte sitesinde.
Açıklama şu şekilde:
"Söz konusu salonda 10 adet kablolu internet bağlantılı dizüstü bilgisayar ve kendi bilgisayarını kullanmak isteyen öğrenciler için kablosuz internet imkânı sağlanmıştır.
Mezuniyet sonrası yarışma sınavlarına hazırlanmak isteyen öğrencilerimize yönelik olarak, KPSS ve benzeri yarışma sınavlarına hazırlanmada en çok başvurulan yayınlardan seçilmiş çok sayıda kitap temin edilerek aynı salonda kullanıma sunulmuştur.
Ayrıca, öğrencilerimizin de katkılarıyla 2010 ve sonrasında yayınlanmış güncel ekonomi, finans ve işletme yönetimi ile ilgili 40 civarındaki kitap da bu salonda öğrencilerimizin istifadesine sunulmuştur.
İlerleyen günlerde bu salonun daha fonksiyonel olarak kullanımı için çalışmalarımız devam edecektir."
Özellikle son cümle fakülte yönetiminin bu konuya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Gerçekten bilgisayarlar ve mevcut kaynaklar pek de araştırmaya olanak tanıyacak gibi değildi.
Emeği geçen herkese teşekkürler diyelim.
Etiketler:
İİBF,
OKUMA SALONU,
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
16 Şubat 2011 Çarşamba
TRT Okul'umuza geldi!..
TRT Okul kanalında Salı geceleri yayınlanan Genç Forum programında gelecek hafta Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin açıklamaları yer alacak. Bugün (çarşamba) fakültemize 5 kişilik bir ekiple gelen program yapımcıları Prof Dr Canan Madran'ın bazı öğrencileriyle röportajlar yaptı.Sayın Canan Madran'ın davetiyle bendeniz de röportaja katılan öğrencilerden birisi olma şansına sahip oldum. Genelde İşletme son sınıf öğrencilerinin yer aldığı çekimlerde tek Ekonometri öğrencisi bendim. Yönetmenin dikkatinden kaçmadı.
Popüler Kültür hakkında öğrencilerin görüşlerinin alındığı çekimler gelecek Salı günü TRT Okul kanalında 00.10'da yayınlanacak Genç Bakış'ta yer alacak.
Çekimler çok keyifli geçti bu arada. Bahardan kalma bir güneşin ısıttığı fakültemizin bahçesinde, Turaç'ın baraj gölüne bakan tarafına konuşlanan TRT Okul kamerası öğrencilerle röportaj sırasında fonda baraj gölünü kaydetti. Çekimler sonrası ekip yönetmeni, kameramanı ve teknik elemanlar ile Prof Dr Canan Madran, Arşt Gör. Levent Gelibolu, Doç Dr Nükhet Ergeç Turaç'ın bahçesinde çay eşliğinde keyifli bir sohbete daldılar.
Genç Forum ekibinin fakültemizin bahçesini çok sevdiklerini ve değerli hocalarımızın önerisiyle ilerleyen bir Genç Forum programını bizim fakültemizde çekme konusunu ciddi ciddi düşündüklerini de belirteyim fotoğraflara geçmeden.



Hüseyin ATAŞ
huseyinatass@gmail.com
Etiketler:
CANAN MADRAN,
TRT OKUL,
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
13 Şubat 2011 Pazar
Akmen Ali: “Türkiye aleyhtarı protestoların arkasında CTP döneminde güçlenen faşistler var..”

Röportaj: Hüseyin Ataş
Kuzey Kıbrıs Türk Örgütleri Eski Başkanı Akmen Ali Sıtkı son günlerde Türkiye ile KKTC arasındaki gerilime dair Kente çok özel açıklamalarda bulundu.
Başbakan’ın Kuzey Kıbrıs’taki Türkler için kullandığı ‘besleme’ ifadesi ile alevlenen ve Türkiye’nin KKTC’ye maddi yardımlarının tartışıldığı şu günlerde Kıbrıs Türkleri’nin Türkiye aleyhtarı protestoları da Türk halkının dikkatlerini yavru vatana çevirmiş durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Örgütleri Konsey Eski Başkanı Akmen Ali Sıtkı ile Anavatan ile yavru vatan arasındaki bu gerilimi konuştuk.
Başbakan’ın ‘besleme’ ifadesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Başbakan’ın bu açıklamaları çok yakışıksız oldu. 1963’de Rumlar tarafından her türlü haksızlığa ve şiddete maruz kalan Kıbrıs Türkleri tam 10 sene ayakta durmayı, mücadeleyi etmeyi başarmıştır. Çok can verdik adanın her tarafına toplu mezarlarla çok şehitler gömdük. Daha sonra da ambargolar altında ezildik ezilmeye de devam ediyoruz… Güney Kıbrıs’a tüm güçlü dünya ülkeleri destek olurken bize sadece Türkiye destek oldu. Ada’da son zamanlarda AB ve diğer ülkelerin teşvikiyle Türkiye aleyhtarlığı yapılıyor. Türkiye Başbakan’ın bunları göz ardı ederek bu tür açıklamalar yapması çok üzdü bizleri.
“Türkiye aleyhtarı protestoların arkasında CTP döneminde güçlenen faşistler var!..”
Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye aleyhtarı protestoların arkasında kimler var?
Türkiye’ye tepki gösterenler KKTC’deki faşist gruplardır. Türkiye karşıtı politikaları ile bilinen CTP iktidarı döneminde bu gruplar iyice güçlendiler. Hatırlarsanız CTP iktidarı döneminde partinin önde gelenleri ve taraftarları Türkiye’yi hep işgalci olarak lanse ettiler. Hristofias ile aynı fikirde olan bu grup Türkiye’nin garantörlük haklarını, askerini ve memurunu istemedikleri sürekli belirtmişlerdi.
Kıbrıs’taki maaşlar konusunda da ciddi bir tartışma var. Bu konu hakkındaki görüşleriniz ne yönde?
Tüm ömrünü devlet memuriyetine vermiş birçok akraba ve arkadaşım var hiçbirisinin maaşı 5000 liranın üzerinde değil. Bu maaşlar ile insanlarımız çok yüksek ve rekabetin olmadığı bir piyasada yaşamak zorundalar. Kıbrıs’ta ayrıca lüks villalarda konu edilmiştir. Yıllarca çalışıp sonunda da iyi bir ev sahibi olmak kötü bir şey mi? Bizim insanımız bunları hak etmiyor mu?
Türkiye’de kumarhanelerin kapatılması bu sektörü KKTC’ye taşıdı bunun sizin halkınız üzerinde nasıl bir etkisi oldu maddi ve manevi anlamda?
Bu karardan sonra Kuzey Kıbrıs’ta onlarca casino açıldı. Bu casinoların sahipleri ya da TC vatandaşı yahut yabancı ortaklıklardır. Bu casinolar yüzünden ülkemizde bir çok insan kumar denen illete alışmıştır. Elbette bu casinolarda ve kumardan da zengin olan epeyi KKTC’li olduğu gibi uçuruma sürüklenenler de var.
“Annan Planı’na ‘evet’ denmesiyle gurur duyan Türk hükümeti bugün referanduma ‘evet’ diyenlerin protestolarına maruz kalıyor!..”
Türkiye’nin son yıllardaki KKTC politikası konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bugün Kıbrıs’ta yaşananlar geçen yıllarda da yaşanıyordu ancak o zaman Türkiye’nin politikası farklıydı. Annan Planı’nın gündemde olduğu yıllarda Kıbrıs’ta bugün sahne alan gruplar KKTC’yi Rum’a teslim etme pahasına ‘Birleşik Kıbrıs’ hayalleri kuruyor ve Türk askeri ile Türkiye etkisinin azaltılmasını istiyordu. O yıllarda Başbakan bir adım öne olma politikası gereği Birleşik Kıbrıs için ‘evet’ denmesini istemişti. Evet sonucu da Türkiye için gurur kaynağı olmuştu. Türkiye’nin adadaki varlığına dayanamayanların ve kandırılan insanların ‘evet’ demesine niye Erdoğan bozulmamıştı. Bugün yaşananlar aynısı. O zaman Rumlarla birleşmek isteyen ve Türkiye’yi adada istemeyenler bugün sahne alanlardır.
“Rumlarla beraber yaşama isteği bilinen Mehmet Ali Talat’ın protestocuları kınamasını beklemiyorsunuz umarım!..
Mehmet Ali Talat konuyla ilgili açıklama yapmadı...
Talat’ın Rumlarla beraber yaşama isteği biliniyor. Pankartları açanların tarafındayım mı diyecek. Kınamasını beklemiyordunuz herhalde.
Türkiye'nin Yunanistan'ın Kıbrıs'ta ne hakkı varsa bizim de KKTC'de o hakkımız var ifadelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu çok yanlış bir açıklama. Yunanistan yarin bir gün garantörlük hakkımda vazgeçiyorum derse ne olacak. Türkiye de mi bu hakkından vazgeçecek?
“Adadaki varlığını meşru zeminde dünyaya anlatamayan Türkiye kendi ayağına sıkmıştır!..”
Yavru ve Anavatan arasındaki bu gerilimden hiç şüphe yok ki mutlu olanlar da var…
Tabii ki bu gerilim Rumları ve Yunanistan’ı sevindirdi. Hristofias daha dün durumdan vazife çıkartarak ‘Türkiye elini çeksin adada rahat raht yaşayalım’ açıklaması yaptı. Adadaki varlığın meşrutiyetini dünyaya anlatmakta zorluk çeken Türkiye yarattığı bu gerilim ile kendi ayağına sıkmıştır.
Etiketler:
AKMEN ALİ SITKI,
KKTC
1 Şubat 2011 Salı
Prof. Dr. Canan Madran ve Araş. Gör. Levent Gelibolu TRT'de!..
Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde Prof Dr Canan Madran ve Araştırma Görevlisi Levent Gelibolu'nun girişimleri ile gerçekleştirilen katı atık dönüşüm projesi ve bu çalışmadaki başarı hakkında geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Gazetesi'ne bir özel dosya hazırlamıştık.
Bu haberi TRT'den çevre konusunda duyarlı bazı yapımcılar görmüş ve bu projeyi gerçekleştiren hocalarımızla temas kurmuşlar. BProjei bir de TRT'den duyurmak istediklerini, yayınlarına konuk etmek istediklerini belirtmişler.
27 Ocak günü iki değerli hocamız TRT 1FM'de 'Atık Servettir' programına konuk olarak okulumuzdaki bu doğa dostu projeyi anlattılar.
Böyle bir olaya vesile olmuş olmaktan dolayı gururluyuz.
Bu haberi TRT'den çevre konusunda duyarlı bazı yapımcılar görmüş ve bu projeyi gerçekleştiren hocalarımızla temas kurmuşlar. BProjei bir de TRT'den duyurmak istediklerini, yayınlarına konuk etmek istediklerini belirtmişler.
27 Ocak günü iki değerli hocamız TRT 1FM'de 'Atık Servettir' programına konuk olarak okulumuzdaki bu doğa dostu projeyi anlattılar.
Böyle bir olaya vesile olmuş olmaktan dolayı gururluyuz.
Etiketler:
CANAN MADRAN,
LEVENT GELİBOLU,
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
18 Ocak 2011 Salı
BM Türkiye Koordinatörü'nden Üniversiteli Gençlere Tavsiyeler!..
Shaid Najam'ın fakültemizdeki insani gelişim raporu tanıtımı sonrası soru sorma imkanı bulabildim. Soru ve cevabı şöyle derleyip buradan da paylaşmış olayım.
Hüseyin Ataş: Malum Türkiye'nin şu sıralar gündemi 102. maddenin değişmesi ve sonrasında adalete duyulan güven bunalımı. İnsani Gelişmişlik Endekslerini arasında ülkelerin adalaet sistemleri daha doğrusu yargının performansı, adalete güven ve adalete ulaşabilme gibi kıstaslarınız var mı? Eğer yoksa bunu İnsani Gelişim Raporlarının bir eleştirisi olarak kabul eder misiniz?
Shaid Najam: Bu konuda siz üniversitese öğrencilerine ve Dekanınıza büyük üş düşüyor. Sizer, gençler bunları tartışıp yeni gelişim indeksleri yahut gelişme yolları bulmanız gerekiyor.
Gibisinden bir cevap verdi. Sanırım demek istediğim şeyi tam anlayamadı yahut savuşturmak istedi.
Hüseyin Ataş: Malum Türkiye'nin şu sıralar gündemi 102. maddenin değişmesi ve sonrasında adalete duyulan güven bunalımı. İnsani Gelişmişlik Endekslerini arasında ülkelerin adalaet sistemleri daha doğrusu yargının performansı, adalete güven ve adalete ulaşabilme gibi kıstaslarınız var mı? Eğer yoksa bunu İnsani Gelişim Raporlarının bir eleştirisi olarak kabul eder misiniz?
Shaid Najam: Bu konuda siz üniversitese öğrencilerine ve Dekanınıza büyük üş düşüyor. Sizer, gençler bunları tartışıp yeni gelişim indeksleri yahut gelişme yolları bulmanız gerekiyor.
Gibisinden bir cevap verdi. Sanırım demek istediğim şeyi tam anlayamadı yahut savuşturmak istedi.
Etiketler:
HÜSEYİN ATAŞ,
SHAİD NAJAM,
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



